Polikarbon Kaça Kaç?
Kayseri’nin o soğuk sabahlarından birinde, belki de hayatımda hiçbir şeyin bu kadar karmaşık olamayacağını düşünüyordum. Hani bazen insan bir şeylere karar vermekte zorlanır ya, işte o anlardan biriydi. Yavaşça kahvemi içiyor, dışarıdaki sisin arasında kaybolan manzarayı izliyordum. Sonra birden gözlerim telefona kaydı. “Polikarbon kaça kaç?” diye bir mesaj geldi. Bilirsiniz, bazen bir kelime ya da cümle sizi geçmişe sürükler, hayallere dalmanıza neden olur.
Bundan bir hafta önce, sabahları gittiğim küçük işyerimde, bir yandan kahve içerken bir yandan da cep telefonumda araştırmalar yapıyordum. Çatıya polikarbon malzeme almak istemiştim, çünkü evde yapacağım küçük bir düzenleme vardı. Hava almak, dışarıya bakmak istiyordum. Polikarbon malzemenin hem sağlam hem de şeffaf olması, bununla birlikte güneş ışığını içeriye geçirmesi bana çok çekici gelmişti. Ancak bir anda kafam karıştı. Polikarbonun ölçüleri ve fiyatları arasında sıkışıp kalmıştım.
Polikarbon Almak, Hayatımı Değiştirecek Mi?
İçimden bir ses sürekli “Polikarbon kaça kaç?” diye soruyordu. Fiyat araştırması yapmak, doğru ölçüleri almak, her şeyin mükemmel olması gerekiyordu. Ama gerçekten buna ihtiyacım var mıydı? Çatıya polikarbon almak, hayatımı değiştirecek miydi? Yoksa bu sadece anlık bir istek miydi? O kadar çok düşünüyordum ki, neredeyse boğulacak gibi hissediyordum.
Bir sabah, işyerinde yine kahvemi yudumlarken, polikarbon fiyatlarının ne kadar değişken olduğunu fark ettim. Ne kadar çok seçenek vardı ve her birinin fiyatı birbirinden farklıydı. “Kaça kaç?” sorusunun cevabını almak zor oluyordu. Her şeye dair bir fiyat araştırması yapmak, bir şeyi almak için gereken cesareti bulmak zor geliyordu. Ya yanılırsam? Ya aldığım malzeme beklediğim gibi çıkmazsa? Sadece bir çatı malzemesi almak değil, aslında hayatımı düzenlemeye yönelik bir şeyler yapmak istiyordum. Ama bu kararı almak, kalbimde bir düğüm oluşturuyordu.
Karar Anı: Fiyatlardan Öte Bir Şey
Ve sonra o an geldi. Bir gün, işyerinde meşgulken telefonum çaldı. Bir arkadaşım aradı, sesinde normalden biraz daha heyecan vardı. Polikarbon malzemeyle ilgili bir sorusu vardı. “Polikarbon kaça kaç?” diye sordu. Yine aynı soru! Ama bu kez, bana garip bir şekilde bir şeyler hissettirdi. O kadar uzun zamandır bu konuda düşündüğüm, tartıştığım bir şey vardı ki… Ne kadar basit görünse de, bu soru bir anda içimi bir yandan rahatlatırken, diğer yandan biraz korkutuyordu.
Birçok kez yalnız kalmıştım, hayatımda büyük kararlar alırken kendimi bir kenara çekip sessizce düşünmeye çalışmıştım. O an düşündüm: Polikarbonun kaça kaç olduğu, belki de bir anlamda hayatımın dönüm noktalarından biri olacaktı. Belki de bu kadar büyütmemek gerekiyordu. Gerçekten ne kadar zor olabilir ki? Bir malzeme alıp, küçük bir değişiklik yapmak… Ama neden bu kadar kaygılandığımı da anlayabiliyordum. Çünkü bazen en küçük şeyler bile büyük bir anlam taşır, insanı değiştirir.
Heyecan, Umut ve Hayal Kırıklığı
O gün, polikarbonu almaya karar verdim. Ancak yine de içimde bir heyecan vardı. Bu kadar küçük bir şeyin bana bu kadar duygusal yük taşıması beni şaşırtıyordu. O an fark ettim ki, sadece çatı malzemesi değil, aslında her şeyin doğru şekilde yapılmasını istiyordum. Duygularımda bir karışıklık vardı. Hem heyecanlıydım hem de tedirgindim. Belki de hayatımda çok büyük değişiklikler yapmam gerekiyordu. Küçük bir adım bile olsa, her kararım, her seçimim bana farklı kapılar açıyordu. O kadar çok düşündüm ki, sonunda polikarbonu aldım.
Ama karar verdikten sonra hissettiğim bir başka şey vardı: Hayal kırıklığı. Bir türlü beklediğim gibi olmadı. Polikarbonun ölçüleri bana tam uymadı. Belki de doğru şekilde ölçmemiştim, belki de doğru karar vermemiştim. Ama ne olursa olsun, bu yolculuktan bir ders çıkarmıştım. Fiyatları, ölçüleri ve daha fazlasını düşünürken, bazen en büyük adım doğru kararı almak değildi. Gerçek adım, her şeyin mükemmel olması gerekmiyordu; önemli olan, biraz cesaret ve biraz hayal kırıklığıyla da olsa, yolculuğa çıkmaktı.
Polikarbon ve Gelecek
Bugün, o çatıya polikarbonu yerleştirirken, bir şey fark ettim. Bazen hayatta büyük kararlar almak, sadece bir çatı malzemesi almak kadar basit olabilir. Belki de doğru tespitleri yapabilmek için, sadece soruları sormak gerekiyor: Polikarbon kaça kaç? Gerçekten doğru yerden başlamış mıyım? O anki kaygılarımı ve heyecanlarımı düşününce, hayatın çok daha basit olduğunu fark ettim. Belki de her şeyin mükemmel olması gerekmiyordur, bazen en basit adımlar bile geleceği şekillendirebilir.