İçeriğe geç

Kıl dönmesi nerelerde ağrı yapar ?

Kıl Dönmesi Nerelerde Ağrı Yapar?

Bir Genç Yetişkinin Mizahi Bakış Açısıyla

İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazlasıyla düşünen bir adamım. Yani, “ÖYLEYSİN ZATEN” diyebileceğiniz tiplerdenim. Bir gün Kıl dönmesi’nin “nerelerde ağrı yaptığı” üzerine düşündüm ve dedim ki: “Bunu yazarsam, hem eğlenirim hem de insanların bu konuya daha eğlenceli bir bakış açısıyla yaklaşmalarını sağlarım.” Hem zaten, konunun ciddiyetini bilmeyen yok ama biz İzmirli gençler her durumu espriye dönüştürmeyi seviyoruz. Kıl dönmesi meselesi de tabii ki bundan nasibini alacak.

Kıl Dönmesi Nedir?

Biraz başıma gelen bir deneyim gibi anlatmam gerekirse, kıl dönmesi, o kadar masum bir şey değil. Ne zaman kalkıp bir yere otursan, orada, “Hadi bakalım, birazcık da ağrı ekleyeyim,” diyen bir arkadaş gibi seni ziyaret eder. Kısacası, vücudunun seni bir şekilde “uyanık” tutmaya çalışan, gerçekten çok sinir bozucu bir durumdur. Ama biz İzmirli gençler buna her zaman başka bir açıdan bakıyoruz. “Ne olacak ki, biraz ağrı çekerim, geçer!” diyerek durumu daha hafifletmeye çalışıyoruz. Tabii ki de geçmiyor ama bu, önemli değil!

Kıl Dönmesi Nerelerde Ağrı Yapıyor?

Yani, kıl dönmesi nerelerde ağrı yapar? Soruyu soruyorum çünkü bazen bir yere oturduğunda, sanki her şeyin tam yerinde olduğu hissini yaşarken birden o ağrı gelir ve seni uyarır: “Bir dakika, burada bir problem var!” Ama sadece oturduğunda mı? Hayır. Bu ağrı bazen kalktığında da karşına çıkabilir. Hayatın en büyük hüsranıdır, kıl dönmesi ağrısının sana rastgele zamanlarda çökmesi. Bir gün koltuğa oturmuşsun, başka bir şey düşünüyorsun, mutlu mutlu bir şeyler izliyorsun derken… O “yavaşça yayılan” ağrıyı hissedersin. Bütün vücudun bir anda yoğunlaşır, sanki bacaklarını “gizlice” birileri zımbalıyormuş gibi.

Oturuş Stili ve Kıl Dönmesi İlişkisi:

Bir arkadaşımın dediği gibi, “Kıl dönmesi insanın hayatını ele geçiriyor, oturuşlarını bile değiştirmek zorunda kalıyorsun!” Haklı. Normalde rahatça kıvrılıp en sevdiğin dizüstü oyununu oynarken, kıl dönmesi ağrısı seni aniden kendine getiriyor. Şimdi, düşün ki kocaman bir çarşafın içinde yatıyorsun ama bir şey seni sürekli rahatsız ediyor. Hani, bir şey sürekli seni dürtüp duruyor. Bunu her yerde yaşayabilirsin, ben mesela bir akşam sinemada tam filmi izlerken, birden bu ağrıyı hissettim. Kendimi “Bir dakika, burada kötü bir şeyler oluyor!” diyerek geri çekildim. Yanımdaki arkadaş da, “N’aber, rahat mısın?” diye sormaya başladı. Ben de sadece, “Evet, çok rahatım,” diyerek gülümsedim ama içimden iç sesim bağırıyordu: “Hayır! Bu rahatlık yalnızca geçici bir yanılgı!”

Kıl Dönmesi ve Araba Koltuğu:

Bir başka acı gerçek de araba koltuklarında yaşanıyor. Normalde oturduğunda “Burası çok güzel, şoför koltuğu tam aradığım gibi,” derken, birden oturduğun o küçük alan kıl dönmesinin evine dönüş yapması için uygun zemin oluşturuyor. O an insanın içinde “Ben burada çok kötü bir şey yapıyorum” diye bir his uyanıyor. Ama tabii, yavaşça oturduğunda o acıdan “kurtulacağım” umudu seni biraz da olsa rahatlatıyor. “Biraz daha sabır, biraz daha sabır,” diyorsun. Sonra tekrar unutuyorsun ama aniden o ağrıyı tekrar hissediyorsun. O andaki iç sesimden gelen feryatları anlatamam: “Burada ne oluyor? Bütün hayatımın düzeni yerle bir oldu!”

Kıl Dönmesi İle Parkta Yürüyüş Yapmak:

Bir de dışarıda yürüyüş yaparken bu durumu çok net yaşadım. Tam kaybolmaya başladığına inanıyorsun, parktan yürüyorsun ama biraz daha yürüyüp durduğunda, o hafifçe başlayan ama giderek artan ağrı seni hemencecik yakalıyor. Kendi kendime dedim: “Yani şimdi yürüyüş yaparken de huzur içinde olamıyorum, bu ne biçim hayat?” Yürüyüşün sonunda ise, “Bir daha asla parkta yürümem,” dedim ama bir hafta sonra tekrarladım aynı hatayı. Çünkü İzmir’de parkta yürüyüş yapmak, sadece fiziksel değil, ruhsal açıdan da önemli. Haliyle, kıl dönmesi de bütün ritüeli altüst etmişti.

Kıl Dönmesi ve Kafelerde Sosyalleşmek:

Hadi biraz da sosyalleşelim diyelim. Arkadaşlarım beni sürekli kafeye çağırıyor, ne de olsa, sosyal medyada paylaşılan fotoğraf için en güzel ortam! Ancak kıl dönmesi kafe sandalyelerinde bambaşka bir hikaye yazıyor. İlk başta bir şey fark etmiyorsun, ama sonra bir bakıyorsun ki tüm koltuklar bana “savaş ilanı” gibi. Sandalyeye oturduğumda, düşüncelerim böyle başlıyor:

İç ses: “Bunu nasıl geçireceğim? Sonra birinden yardım istersem ‘Beni rahat bırakın!’ derler mi?”

Birkaç dakika sonra o iğrenç, yakıcı ağrı gelir. Tabii, utanmamaya çalışıyorum, ama birkaç derin nefes alıp durumu atlatmaya çalışıyorum. Diğerleri fark etmemek için ellerinden geleni yapıyor ama ben o kadar gizleyemiyorum. Bunu her yaşadığında iç sesim “Yine mi?” diyor, cevap: Evet, yine!

Sonuç: Kıl Dönmesi İle Barış Yapmak Mümkün Mü?

Şimdi, bütün bu deneyimlerin sonunda, kıl dönmesi hakkında düşündüm de: Sonuçta bu durum bir şekilde hayatımızın bir parçası haline geliyor. İstediğin kadar şikayet et, istediğin kadar her koltuğa dikkat et, bir şekilde kıl dönmesi seni buluyor ve seni rahatsız ediyor. Ama en önemlisi, olayı kabullenmek. Hem ağrı hem de rahatlık bir arada. Bu, hayatın bir parçası ve kıl dönmesiyle barış yapmalıyız. Çünkü, ne kadar sinir bozucu olsa da, bir şekilde “bunu da aşacağım” diyoruz. Hem belki bir gün bu yazıyı okuyan birine yardımcı oluruz, kim bilir?

Yani, kıl dönmesi nerelerde ağrı yapar? Nerede rahat oturmak istersen, orada. Ama unutma: Şu an da bir şekilde rahat oturmayı başarmışsan, ne ala!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet yeni girişbetexper güvenilir mielexbetgiris.org