İçeriğe geç

Hariç tutulan ne demek ?

Hariç Tutulan Ne Demek? Bir Genç Yetişkinin Duygusal Yolculuğu

Hayat bazen insanı öyle bir noktada bırakıyor ki, ne kadar anlamaya çalışsanız da, bir şeyler hep eksik kalıyor. Her şeyin tam ortasında, her şeyin içinde bir boşluk var. Kayseri’nin soğuk sabahlarında, yazdığı her günlüğü okurken işte tam da bu eksiklikleri fark ediyorsunuz. Bazen, hayatın içinde kayboluyorsunuz. Ve bir sabah, kelimelerle, duygularla, anlamlarla yüzleştiğinizde, “Hariç tutulan ne demek?” diye soruyorsunuz. Çünkü bu sorunun cevabı, belki de sizi anlamlandıran şey olacak.

Bir Sabah Kayseri’de

Kayseri’nin sabahları öyle bir farklıdır ki, hiçbir yerde o havayı yakalayamazsınız. O gün, sabahın erken saatlerinde kahvemi içiyordum, hava hafifçe kararmış, ama her şeyin bir şekilde içinde bir umut vardı. Bu, biraz hüzünlü, biraz da neşeliydi. Bazen, o sabahın soğuğu bile insanın içini ısıtabilir. Saatler ilerledikçe, bir süre düşündüm, düşündüm ve sonunda yazmaya başladım. Günlüklerim, bana her zaman en yakın arkadaşım gibi gelir. İçimi döktüğüm, bazen kendimi tamamen anlattığım yerdir. Ama bu defa, biraz farklıydı. Gördüğüm her şey, düşündüğüm her şey, bir kelimenin etrafında toplanıyordu: Hariç tutulan ne demek?

Bir arkadaşımın bana söylediği bir cümleyi hatırladım: “Hep dışarda kalıyorum. Hep hariç tutuluyorum.” O an, bir şey yerinden oynadı. Belki de birçoğumuz, ya da belki de yalnızca ben, bir şekilde dışarıda bırakılıyoruz, ama bunu anlamamız zaman alıyor. İnsanların hayatlarında bir şeyler hariç tutulur. Hangi duygular, hangi anlar hariç tutulur, işte bunu anlamak kolay değil.

Günlüklerin Gücü

Günlüklerim hep beni kurtarır. O defteri her açtığımda, her kelimeyi yazarken o kadar güçlü hissederim ki, sanki dünya sadece benim etrafımda dönüyormuş gibi gelir. İçimi dökerken, kelimeler daha çok anlam kazanır. O yazdıkça rahatlayan ben, bir anlamda da dünyaya, hayatıma, varlığıma dair bir yolculuğa çıkmış olurum. Ancak, bu yazdıklarımda “hariç tutulan” kelimesi bana hiç bu kadar anlamlı gelmemişti.

Geçen hafta, birkaç arkadaşımın içinde bulunduğu bir grup etkinliğine katıldım. Her şey o kadar normal ilerliyordu ki, birdenbire bir şey fark ettim. Bir an durdum ve etrafıma baktım. Tam olarak oradaydım, ama yine de biraz uzaktım. Konuşmalar, gülüşmeler, bakışmalar… Ama ben, bir adım geride kalmıştım. O an bir his vardı, o kadar tanıdıktı ki. “Hariç tutuldum.” Evet, hayatımda bu kelimeyi çok kez duyduğum için artık bu duyguyu tanıyordum. Her şeyin tam ortasında olmama rağmen, bir şekilde hariç tutulmuş gibi hissediyordum.

Hayal Kırıklığı

O an, içimde bir şey kırıldı. Hani bazen bir şeye çok bağlanırsınız ama o şey bir anda kaybolur ve sizi terk eder mi? İşte öyle bir şeydi. Arkadaşlarımın arasında hissettiğim o yalnızlık, o dışlanmışlık hissi, beni derinden etkiledi. İçimden bir şey kırılıyordu. Bir şeylerin dışında kalmak, hiçbir zaman kolay değildir. Bu, sadece insanın kendi çevresiyle ilgili değil, toplumun, ailenin, arkadaşların ve en önemlisi kendi içsel dünyasının bir sonucu.

Hariç tutulmak demek, bir şekilde dışarıda kalmak demektir. Ya da bir adım geri atmak. Bir an, sadece bir an, her şeyin dışında kalıyorsunuz. Bunu hiç isteyemediğiniz halde, kendi isteğiniz dışında yaşıyorsunuz. Belki de bunu ilk defa bu kadar yoğun hissettim.

Duyguların Karmaşası

Bir hafta sonu, şehrin dışında, Kayseri’nin dağlarının eteklerinde yürürken, her şeyin ne kadar karmaşık olduğunu düşündüm. Hayatınızdaki bazı insanlarla aranızda her şey mükemmel gibi gözükür. Ama birden, o insanların yüzlerinde gördüğünüz ifadeler, onlardan aldığınız bakışlar, sizi içsel bir boşluğa sürüklüyor. O an, “Hariç tutulan” kelimesinin anlamını bir kez daha derinden düşündüm. Sadece kelime değil, bu hissin özü beni sarmıştı.

Benim için hariç tutulmuş olmanın anlamı, sadece bir gruptan dışlanmak değil. Bir süre sonra bunun duygusal bir yük haline gelmesiydi. Kalabalık içinde, herkesin birbirini anlamaya çalıştığı bir dünyada, aslında kimse bir diğerini tam anlamıyordu. Belki de “hariç tutulmak”, tam olarak bu anı simgeliyordu: Bir insanın yalnızca kendi düşünceleriyle, duygularıyla ve anlayışlarıyla dışarıda kalması.

Yeni Bir Başlangıç

Günler geçtikçe, içimdeki boşluğu biraz olsun doldurmaya başladım. Çünkü fark ettim ki, dışlanmış gibi hissetmek, aslında kendi iç yolculuğumun bir parçasıydı. Hariç tutulan her an, beni daha derinden anlamaya, daha güçlü hissetmeye zorluyordu. Evet, bu anların acı verdiği doğru. Ama belki de her insanın zaman zaman yalnız kalması, kendisiyle yüzleşmesi gerekiyordu. Çünkü ne kadar hariç tutulsam da, sonunda kendi içimde bir alan buluyordum. Kendi sesimi duymak, içsel huzuru bulmak, en sonunda dışarıda kalmanın ne kadar değerli olduğunu fark ettim.

Şimdi, Kayseri’de, o sabahki kahvemi içerken, dışarıda yağmur yağıyor. O an hissettiğim yalnızlık, artık bana bir acı vermiyor. Birçok insanın hayatında dışlanmışlık duygusu olabilir, ancak hayatın bu yönü de insanı büyütüyor. Hariç tutulan ne demek? İşte bu demek. Kendini bulmak, büyümek ve bazen de yalnız kalmayı kabul etmek.

Birçok şeyi dışarda bırakabiliriz, ama sonunda kalacak olan sadece biziz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet yeni girişbetexper güvenilir mielexbetgiris.orgTürkçe Forum